Okuma Hızınızı Nasıl İkiye Katlarsınız? (Okuduklarınızı Anlayarak)
Milyarder Bill Gates bir keresinde şöyle demişti: “Bir süpergüç seçme hakkım olsa, onu daha hızlı okuyabilmek için kullanırdım.”
Ünlü yatırımcı Warren Buffett ise günlerinin büyük kısmını okumaya ayırırken, yavaş ilerlemenin kendisine yıllar kaybettirdiğini söyler.

Bilgi en değerli hazinedir ve onu ne kadar hızlı edinirsek, öğrenme hızımız da o kadar artar. Okuma hızını yükseltmek, tam da bu nedenle hayat boyu işinize yarayan az sayıdaki temel beceriden biridir.
Peki daha hızlı okumak gerçekten mümkün mü?
Gelin önce sayıların ne söylediğine bakalım, ardından okuma hızınızı artıran teknikleri ve egzersizleri tek tek ele alalım.
Performanslara Genel Bir Bakış
Daha hızlı okumanın yollarına geçmeden önce, nereden başladığımızı bilmekte fayda var.
Türkiye’de yapılan araştırmalar, yetişkinlerin dakikada ortalama 183 kelime okuduğunu ortaya koyuyor.
Aynı şekilde okullarda yürütülen çalışmalar, öğrencilerin sınıf seviyesine göre okuma hızlarını şöyle sıralıyor:
● 1. Sınıf > 45 DOKS (Dakikada Okunan Kelime Sayısı)
● 2. Sınıf > 73 DOKS
● 3. Sınıf > 91 DOKS
● 4. Sınıf > 97 DOKS
● 5. Sınıf > 120 DOKS
TÜİK’in kitap okuma alışkanlıkları üzerine yaptığı bir araştırmada ise katılımcıların yüzde 31,32’si hiç kitap okumadığını, yüzde 43,91’i yılda 1-10 kitap okuduğunu belirtmiş.
Sayılar henüz düşük görünse de tablo yıldan yıla iyileşiyor; okuma oranları yavaş ama istikrarlı biçimde yükseliyor.
Okuma Hızını İkiye Katlamak
İyi haber şu: okuduğunuzu kaçırmadan tempoyu yükseltmenizi sağlayan denenmiş teknikler var. Şimdi bunları sırayla inceleyelim.

1. Ne Öğrenmek İstediğinizi İyi Belirleyin
Okuduğumuz hemen her şey bizi bir amaca taşır. Bu, sosyal medyada ilgi çekici bir başlıkla açtığımız bir yazı, elimizdeki bir kitap ya da iş arkadaşımızın önerdiği bir rapor olabilir.
İşin asıl püf noktası ise okumaya başlamadan önce metnin hangi konuya değindiğini kestirmek ve o alana özgü anahtar kelimelere odaklanmaktır. Bu yaklaşım işe yarar, çünkü siz daha ilk satırı okumadan kendinizi hazırlamış ve neyi aradığını bilen bir okuyucuya dönüşmüş olursunuz.
2. Kaymağını Alma Tekniği
Bu yöntem kısaca metnin bütünlüğünü bozmadan başlıkları ve onların altındaki anahtar kelimeleri tarayarak okumaya dayanır.
Amaç, gözden geçirdiğiniz kelime sayısını azaltmaktır. Örneğin sınava az bir zaman kala konuyu toparlamaya çalışan bir öğrenci için biçilmiş kaftandır.
Üstelik kaymağını alma tekniği dikkatinizi dağılmaktan korur; odağınızı yüksek tuttuğu için okuduklarınızı çoğu zaman daha iyi kavrarsınız.
3. İşaretçi Kullanmak
Hızlı okumaya yeni başlıyorsanız, bir işaretçi kullanmak sandığınızdan çok daha fazla işinize yarar.
Gözlerimiz okurken durmadan zıplar. Satırı parmağınızla ya da bir kalemle takip ettiğinizde bu dağınık hareketi sınırlandırır ve çok daha düzenli bir okuma ritmi yakalarsınız.
İlk başta bu yöntem sizi yavaşlatıyormuş gibi gelebilir; aldırmayın. Birkaç deneme sonunda gözleriniz işaretçiye alışır ve hem daha hızlı hem de daha az savrularak okumaya başlarsınız.
4. Algınızı Geliştirin
Sıra, işaretçiyle yaptığımız okuma egzersizlerinden en yüksek verimi almaya geldi.
Şimdi anlatacağımız iki çalışmaya algısal genişletme diyebiliriz. Bu teknikte gözünüzü satırın merkezine sabitler, daha dar bir alana bakarak ama yine de anlamı kaybetmeden okursunuz.
a) Teknik (1 Dakika)
İşaretçinizle (baş parmağınız ya da bir kalem) her satıra yaklaşık bir saniye ayırın ve bu tempoyu hiç bozmadan koruyun.
Ardından her satırda iki kelime içeriden başlayıp iki kelime önceden bitirerek aynı egzersizi sürdürün.
b) Hız (3 Dakika)
Bu kez üç kelime içeriden başlayıp üç kelime önceden bitirin ve hareketi tekrar edin.
Bu tempoya iyice alıştıktan sonra çıtayı yükseltin; dört kelime içeriden başlayıp dört kelime önceden bitirmeyi deneyin.
Son aşamada hedefiniz yarım saniyede bir satır okumak olsun.
İlk denemelerde anladığınız az olur, hatta hiçbir şey kalmaz; bu son derece normal. Çünkü anlama ile hız ayrı kaslar gibidir, ikisi farklı zamanlarda gelişir. Pratikle birlikte hız ve kavrayış kendiliğinden buluşacaktır.

Satır başına kazandığınız birkaç saniye ilk bakışta önemsiz görünebilir. Oysa koca bir kitabın sonunda bu küçük kazanımlar saatlere dönüşür.
5. Severek Okuyun
Sevmediğiniz bir metni size keyifle okutacak hiçbir teknik yoktur. Dünyanın en hızlı okuyucuları bile ilgilerini çekmeyen bir yazıda yavaşlar ve sıkılır.
Okulda ya da işte hoşlanmadığınız bir metinle karşılaşırsanız, ona biraz daha açık zihinle yaklaşın. O bilginin ileride size neler katabileceğini düşünmek, okumayı çok daha katlanılır kılar.
6. Profesyonel Destek Alın
Burada anlattıklarımızın ötesinde pek çok yöntem daha vardır ve bunların birçoğu deneme yanılmayla öğrenmesi zaman alan inceliklerdir. Alanında deneyimli eğitmenler eşliğinde alacağınız bir hızlı okuma kursu, bu teknikleri çok daha kısa sürede ve doğru biçimde kavramanıza yardımcı olur.
Şunu unutmayın: okuma hızınızı geliştirmek size yalnızca zaman kazandırmaz; daha üretken olmanın ve daha hızlı öğrenmenin de kapısını aralar. Siz de bugün küçük bir adım atarak okumayı bir yüke değil, bir kazanca çevirebilirsiniz.