Hızlı Okuma ve Anlama Teknikleri

Hızlı okumak, göz ile zihin arasındaki uyumu hızlandırmaktan geçer. Bir dakikada gözden geçen kelime sayısını artırırken, o kelimelerin akılda kalma oranını da yüksek tutmak gerekir. Kısacası amaç, dakikada okunan kelime sayısını ortalamanın belirgin biçimde üzerine taşımaktır.

Yalnızca hızlı okumak ise işin yarısıdır. Kelimeleri ne kadar çabuk geçersek geçelim, okuduğumuzu kavrayamazsak elimizde pek bir şey kalmaz. Anlamadan okunan bir metnin pratikte değeri yoktur. Bunun nedeni şu basit gerçekte saklı:

Açık kitap üzerinde elle takip ederek hem hızlı okuyup hem anlamaya çalışan kişi

Neden Anlayarak Okumalıyız?

Okumanın asıl amacı öğrenmektir. Bir roman okurken bile satırların bize bir şey katmasını bekleriz. Cümlelerin kuruluşu, ustaca yapılmış betimlemeler; bunlar da aslında öğrenmek ve hissetmek istediğimiz değerlerdir.

Anlamanın eşlik etmediği hızlı okuma, mermisiz bir silaha benzer; hedefe ulaşamayız. Bu yüzden önceliğimiz her zaman anlayarak okumak olmalı. Anlamayı güçlendirmek için yapabileceğimiz pek çok şey var; bunları yazının ilerleyen bölümlerinde tek tek ele alacağız.

Eğer okuduğumuzu anlamıyor ya da geç kavrıyorsak, sorun çoğu zaman bizdedir. Suçu yalnızca metne, çalıştığımız ortama veya dağınık kafamıza yıkarsak yanılırız.

O nedenle dürüst sorular sormak gerekir: Kendimi yeterince geliştirdim mi? Kelime dağarcığımı genişlettim mi? Teknikleri öğrenmek için adım attım mı? Bir kursa yazıldım mı? Yeterince kitap okudum mu?

Kendime hiç bir okuma testi uyguladım mı? Bu soruların yanıtı "hayır" ise eksiğimiz vardır. Ama eksiğin farkında olmak, onu kapatmanın ilk adımıdır.

Hızlı Okuma Anlama Teknikleri

Okumak ile anlamak birbirinden ayrı iki beceridir; bu ayrımı görmek önemlidir. Herkes hızlı okuyabilir, fakat herkes aynı hızda kavrayamaz. Bu, hızlı okuyanın daha zeki, yavaş okuyanın daha az yetenekli olduğu anlamına gelmez. Mesele tümüyle kişisel gelişimle, yani kendini geliştirme çabasıyla ilgilidir.

Aşağıda çabuk anlamaya yarayan teknikleri sırasıyla ele alıyoruz.

1-Metinleri öz dilinize çevirin!

Buradaki çeviri, yabancı dildeki eserleri Türkçeye aktarmak demek değildir. Kastettiğimiz şey, Türkçe bir metni okurken, yazarken ya da anlatırken kendi cümlelerinizle yeniden ifade etmenizdir.

Şöyle düşünün: tarih sınavına çalışıyorsunuz ve karşınıza şöyle bir cümle çıkıyor.

Örnek: "İstanbul'un fethinin bir nedeni de Doğu Roma'nın Osmanlı Devleti topraklarının ortasında kalmasıdır."

Bu cümleyi kendi diline çeviren biri, onu çok daha kolay hatırlar ve konuyu daha derinden kavrar. Örneğin şu hâle getirildiğinde:

“İstanbul alınmalıydı Çünkü Bizans, Osmanlı’nın tam kalbinde bulunuyordu!”

Anlam birebir aynı kalır, ama kişi konuyu çok daha iyi kavrar. Bu yüzden okuduklarınızı sürekli kendi dilinize tercüme edin; eş anlamlılardan yararlanın, zihninizde bağlantılar kurun, hatta tuhaf hikâyeler uydurun.

Özetle metne kendinizden bir şey katın. Bir parçanızı eklediğinizde anlamak kolaylaşır, çünkü bu aslında bir tür kodlamadır. Beyin kodlamaya yatkındır; ona bilgiyi kodlayarak verdiğinizde çok daha rahat hatırlar.

Tıpkı sayılarda olduğu gibi: 05329876543 numarasını 0 532 987 65 43 biçiminde böldüğümüzde daha kolay görürüz, yine de unutabiliriz. Bir adım öteye gidip numarayı "operatör + doğum tarihim + Van + Kütahya" gibi parçalara kodlarsak (bu yöntem sizin hafızanıza göre değişir, kendi bağlantılarınızı kurabilirsiniz) günler sonra bile rahatça anımsarız.

Çünkü burada beyinden, daha önce öğrettiğimiz şeyleri sıraya dizmesini istiyoruz. Ham rakamları ezberlerken ise ondan sıfırdan yeni bir şey öğrenmesini bekliyoruz. Var olanı, yani öğrenilmiş olanı çağırmak, beyin için her zaman daha kolaydır; yepyeni bir bilgiyi kaydetmekse çok daha zahmetlidir.

2-Örneklendirin

Anlamayı hızlandıran tekniklerden biri de örneklendirmedir. Metni okurken bir yandan zihninizin derinliklerini yoklayın; okuduğunuzu olabildiğince çabuk bir örneğe bağlamaya çalışın. Bu niyeti taşıdığınızda beyniniz hemen "buna benzer ne var?" diye sorar ve uygun örnekleri kendiliğinden önünüze getirir.

Söz gelimi "kemer takmayan birinin yüksek hızda kaza anında yaşama şansının düşük olduğunu" okuyorsanız, o kişinin bir engele çarpıp camdan fırladığını gözünüzde canlandırabilirsiniz. Bu türden örnekler sonsuz sayıda çoğaltılabilir.

Kitap okurken sayfa üzerinde notlar alarak hem anlama hem hatırlama oranını artıran çalışma

3- Etkin Okuma

Derste okumak için parmak kaldırdığınızda dikkatinizi tümüyle düzgün ve akıcı okumaya verirsiniz. Oysa yanınızdaki arkadaşınız, az sonra sorulacak sorulara çoğu zaman sizden daha isabetli yanıtlar verir. Bunun belli başlı nedenleri vardır.

Siz okurken zihninizi yalnızca metnin güzel seslendirilmesine verdiniz. Bu sırada beynin farklı bir bölgesi devreye girdi ve tüm enerjinizi telaffuza ayırdığınız için anlayarak okumaya yer kalmadı.

Peki arkadaşınız neden daha iyi yanıtladı? Çünkü o okumuyordu; sesi en yakından duyuyor, yalnızca dinleyerek metni gözleriyle takip ediyordu. Dili çalışmadığı için beynine fazladan yük binmedi. Tek işi okuduğunu anlamaktı; bu yüzden de hem daha iyi kavradı hem de sorulara doğru cevaplar verdi.

Etkin okumak yalnızca sessiz okumak değildir. Metnin içine girmek, onu kavramaya çalışmaktır. Hedefiniz okumak değil, anlamak olmalıdır.

4- Gözlerinizle Okuyun

Yalnızca gözlerinizi çalıştırmak beyninizi rahatlatır. Dudaklarınızı kıpırdatır veya sesli okursanız, beyin işlem gücünün önemli bir bölümünü bu işe harcar. Oysa amacımız metni eksiksiz anlamak; bu yüzden zihnin tüm kapasitesini anlamaya ayırmalıyız.

5-Hızınızı Ayarlayın

Okuduğumuzdan hiçbir şey anlamıyorsak, tempomuzu düşürmekte sakınca yoktur. Herkesin zihinsel hızı birbirinden farklıdır. Gözün hızının zihne yetişmesi için tekniklerle kendimizi geliştirebiliriz; ancak henüz yavaş kavrıyorsak, okuma hızımızı rahatça anlayabileceğimiz bir seviyeye çekmeliyiz.

6- Bol Bol Okuyun

Okuduğunu anlamanın en kestirme yolu bol bol okumaktır. Okudukça yeni kelimeler öğrenir, zihninizi hızlandırırsınız; böylece daha çok şeyi daha kısa sürede kavrarsınız.

7- Kelime Hazinenizi Geliştirin

Bir konuyla ilgili ne kadar çok kelime biliyorsanız, o konuyu kavrama hızınız da o ölçüde yükselir. Dağarcığınızı zenginleştirmek için kitap ve gazete okuyabilir, anlamını bilmediğiniz sözcükleri bir kenara not edip sonradan araştırabilirsiniz.

8 Batıl İnançlardan Kurtulun

"Okurken mutlaka müzik açık olmalı" ya da "ayağımı sallamazsam anlamam" gibi asılsız inançlardan kurtulmalısınız. Bu gereksiz alışkanlıklar beyninizin temposunu, dolayısıyla anlama hızınızı aşağı çeker.

9-Doğru Okuyun

Okuduklarınızı baştan savma geçmeyin. Eksiksiz okumak, eksiksiz anlamayı da beraberinde getirir. "Bazı yerleri es geçeyim", "şu kısmı okumasam da olur" türünden düşünceler sizi hem tembelliğe sürükler hem de metni bütünüyle kavramanızı zorlaştırır.

10-Uzun Süreli Okuma Çalışması

Uzun metinlerden çabuk bunalıyorsanız, çözüm yine uzun okumaktır. Zorluğun üstesinden ancak onunla yüzleşerek gelinir. Bir halterci en ağır kiloyu kaldırabilmek için yüzlerce kez ağır kaldırır; siz de uzun metinleri sıkılmadan okuyabilmek için, sıkılsanız bile okumaya devam etmelisiniz.

Hızlı Okuma Ve Anlama Kursları

Hızlı okuma ve anlama becerisini sistemli biçimde kazanmanın en sağlam yolu bir kurstan geçer. Bunun yanında telefonunuza yardımcı uygulamalar indirebilir, internette dağarcığınızı genişletecek çalışma kaynakları bulabilirsiniz. Disiplinli çalışıp burada anlattığımız teknikleri düzenli uygularsanız, anlayarak okuma hızınızı hatırı sayılır biçimde yukarı taşıyabilirsiniz.

Hızlı Okuma Eğitimlerimize Katılan Gruplar